top of page

Orman Tahdit Sınırı Nasıl Kaldırılır? Orman Şerhi, 2/B ve Ek Madde 22 Ne İfade Eder?

5 gün önce
5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 10 saat önce

Tapusu bulunan bir taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalması, taşınmaz maliklerinin karşılaşabileceği önemli hukuki sorunlardan biridir. Tapu kaydında orman şerhi bulunması, taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman kadastrosu içerisinde bırakılması veya taşınmazın geçmişte orman olarak sınırlandırılmış olması; satış, yapılaşma, kullanım ve mülkiyet hakkı bakımından çeşitli sonuçlar doğurabilir.


Bu nedenle taşınmaz sahipleri sıklıkla “Orman tahdit sınırı nasıl kaldırılır?”, “Tapudaki orman şerhi nasıl kaldırılır?”, “Orman sınırları dışına çıkarma davası açılabilir mi?” ve “2/B başvurusu nasıl yapılır?” sorularını gündeme getirmektedir.

Önemle belirtmek gerekir ki, kesinleşmiş bir orman tahdidinin kaldırılması ile tapu sicilindeki orman şerhinin terkini aynı hukuki işlem değildir. Ayrıca taşınmazın 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması da ayrı bir hukuki ve idari prosedüre tabidir.


Özellikle 2026 yılında yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu Ek Madde 22, eski tarihli orman tahditleri bakımından yeni ve önemli bir başvuru imkânı getirmiştir.


Orman tahdit sınırı nedir?

Orman tahdidi, ormanların sınırlarının belirlenmesi ve bu sınırların hukuken kesinleştirilmesi işlemidir.


6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında gerçekleştirilen orman kadastrosu sonucunda bir taşınmazın tamamen veya kısmen Devlet ormanı sınırları içerisinde bırakılması halinde, taşınmaz bakımından orman rejimine ilişkin hukuki sonuçlar ortaya çıkar.


Orman tahdit sınırı nasıl kaldırılır?

Bu soruya tek bir cevap vermek mümkün değildir.

Çünkü kullanılabilecek hukuki yol;

  • orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediğine,

  • kesinleşmişse ne zaman kesinleştiğine,

  • taşınmazın orman kadastro haritasındaki konumuna,

  • tapu sicilinde orman şerhi bulunup bulunmadığına,

  • taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un Ek Madde 22 kapsamına girip girmediğine

göre değişmektedir.


Bu nedenle “orman tahdit sınırını kaldırmak için doğrudan dava açılır” şeklinde genel bir kabul doğru değildir.


Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, halen kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde bulunan bir yerin 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması konusunda Orman İdaresini zorlayıcı dava açılamayacağı kabul edilmektedir.


2/B nedir ve taşınmaz 2/B kapsamına nasıl alınır?

6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi, belirli şartları taşıyan ve 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş olduğu tespit edilen alanların orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin düzenlemeler içermektedir.


Ancak burada kritik bir nokta vardır ki bir taşınmazın orman niteliğini kaybetmiş olması, taşınmaz malikine otomatik olarak 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılma hakkı vermez.


2/B uygulaması kanunda öngörülen idari prosedür çerçevesinde gerçekleştirilir.

Orman sınırları dışına çıkarma işleminin yapılması konusunda yetkili merci orman kadastro komisyonlarıdır.


Yargıtay kararlarında da gerçek kişilerin Orman İdaresini zorlayarak kendi taşınmazlarının 2/B kapsamında orman dışına çıkarılmasını mahkeme yoluyla talep edemeyecekleri istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.


Mahkeme Orman İdaresini 2/B işlemi yapmaya zorlayabilir mi?

Kural olarak hayır.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2023 tarihli, E. 2023/539, K. 2023/967 sayılı kararında 2/B uygulamasının idari işlem niteliğinde olduğu vurgulanmıştır.

Kurula göre orman vasfını yitiren alanların orman sınırları dışına çıkarılması, idarece usulüne uygun olarak gerçekleştirilecek işlemle mümkün olabilir. İdarenin böyle bir tasarrufu bulunmadan mahkemenin doğrudan orman sınırları içerisinde bulunan bir taşınmazı orman sınırları dışına çıkarması teknik ve hukuki olarak mümkün değildir.


Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.11.2024 tarihli, E. 2022/7066, K. 2024/6765 sayılı kararında da halen tahdit içerisinde bulunan bir yerin orman sınırları dışına çıkarılması amacıyla Orman İdaresini zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı kabul edilmiştir.

Dolayısıyla bir taşınmazın halen kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde bulunması halinde, taşınmaz malikinin talebiyle mahkeme aracılığıyla Orman İdaresinin taşınmazı 2/B kapsamında orman sınırı dışına çıkarmaya zorlanması mümkün değildir. Bu konuda yapılacak başvuruların idareye yöneltilmesi daha sağlıklı olacaktır.


Orman tahdidine itiraz edilebilir mi?

Evet; ancak süreler son derece önemlidir.


6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle ilan edilir.


Bu tutanak ve haritalara itirazı bulunan kişiler, askı tarihinden itibaren 30 gün içerisinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi bulunmayan yerlerde ise kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilir.

Dolayısıyla orman kadastro çalışması henüz kesinleşmemişse, taşınmaz malikinin en önemli hukuki imkânlarından biri 30 günlük askı süresi içerisinde itiraz ve dava yoluna başvurmaktır.


Bu sürenin geçirilmesi halinde orman kadastro tutanak ve haritaları kesinleşir.

Kesinleşmiş orman tahdidine kaç yıl içinde dava açılabilir?

6831 sayılı Kanun'un 11. maddesi bakımından önemli bir başka süre 10 yıllık hak düşürücü süredir.


Kesinleşen orman kadastrosuna karşı, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak Hazine dışındaki kişiler tarafından dava açılabilmesi bakımından kanunda 10 yıllık süre öngörülmüştür.


Bu nedenle taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde bırakıldığı öğrenildiğinde orman kadastrosunun kesinleşme tarihinin tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır.


Teknik kadastro hatası varsa ne yapılabilir?

Orman tahdit sınırının yanlış olduğu iddiası her zaman orman kadastrosuna itiraz anlamına gelmez.

Örneğin;

  • ölçüm hatası,

  • sınırlandırma hatası,

  • tersimat hatası,

  • hesaplama hatası

gibi teknik bir hata söz konusu olabilir.


Bu durumda kadastro mevzuatındaki düzeltme hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilmelidir.


Ancak teknik düzeltme işlemlerinin de kesinleşmiş orman tahdidini hukuken değiştiren yeni bir orman kadastrosuna dönüşmemesi gerekir.

Bu nedenle dosyada gerçekten teknik bir hata bulunup bulunmadığı uzman incelemesiyle belirlenmelidir.


Tapudaki orman şerhi nasıl kaldırılır?

Tapudaki orman şerhinin kaldırılması, orman tahdit sınırının kaldırılmasından farklı bir hukuki meseledir.


Bir taşınmazın tapu kaydındaki orman şerhinin terkini, somut olayın özelliklerine göre mahkemeden talep edilebilir.


Tapudaki orman şerhinin terkini ile taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırından çıkarılması aynı talep değildir.


Bu nedenle dava açılmadan önce talebin hukuki niteliğinin uzman bir avukat tarafından tespit edilmesi gerekir.


Orman Kanunu Ek Madde 22 nedir?

2026 yılında yapılan yasal değişiklik, eski tarihli orman tahditleri bakımından yeni bir hukuki imkân ortaya çıkarmıştır.


6831 sayılı Orman Kanunu Ek Madde 22, 7584 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle Orman Kanunu'na eklenmiştir.


7584 sayılı Kanun 11 Haziran 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.


Ek Madde 22, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre tamamen veya kısmen Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış bazı taşınmazların tapu durumlarının kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene içerisinde yeniden değerlendirilmesini mümkün hale getirmiştir.


Bu nedenle özellikle yıllar önce yapılan orman tahdidi nedeniyle tapusunda orman şerhi bulunan taşınmazlar bakımından Ek Madde 22'nin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca araştırılmalıdır.


Ek Madde 22'den kimler yararlanabilir?

Ek Madde 22 kapsamında özellikle;

  • Hazine adına kayıtlı olmayan,

  • tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş,

  • halen gerçek veya tüzel kişiler adına kayıtlı olan,

  • 20 Haziran 2026'dan önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre tamamen veya kısmen Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış

taşınmazlar bakımından özel bir başvuru mekanizması bulunmaktadır.

Başvurunun kabul edilmesi ve kanundaki şartların gerçekleşmesi halinde mevcut tapu kaydının geçerli kabul edilmesi ve tapu kütüğündeki orman şerhinin terkin edilmesi mümkün olabilir.


Ancak ek Madde 22, bütün orman tahditli taşınmazların otomatik olarak orman sınırı dışına çıkarılmasını sağlayan genel bir düzenleme değildir.

Taşınmazın kanunda belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenmelidir.


Ek Madde 22 başvurusu nereye yapılır?

Ek Madde 22 kapsamında başvurunun idareye yapılması, başvurunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi ayrıca uygulanacak maddeye ilişkin usul ve esasların da yine Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenmesi öngörülmektedir.


Bu nedenle başvuru yapılmadan önce taşınmazın bulunduğu yerdeki yetkili Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü nezdinde güncel başvuru usulünün ve gerekli belgelerin teyit edilmesi gerekir.


Özellikle Ek Madde 22 yeni bir düzenleme olduğundan, başvuru dosyasının ilgili idari uygulamaya uygun hazırlanması önem taşımaktadır.


Ek Madde 22 ile 2/B'nin birbirinden farkı nedir?


2/B uygulaması

6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında belirli şartları taşıyan ve orman niteliğini kaybetmiş alanların orman rejimi dışına çıkarılması işlemidir.


Ek Madde 22

Belirli eski tarihli orman kadastrolarına konu olmuş taşınmazların, kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde tapularının ve tapu kayıtlarındaki orman şerhlerinin yeniden değerlendirilmesine yönelik özel bir düzenlemedir.


Her iki düzenlemenin şartları ve hukuki sonuçları farklıdır.

Yorumlar


© 2005 KÖSE HUKUK BÜROSU  ENGİN İSMAİL KÖSE  İSTANBUL TÜRKİYE

LOGO.png
bottom of page