HANGİ UYUŞMAZLIKLAR DAVA ŞARTI ARABULUCULUK KAPSAMINA GİRER ?

Güncelleme tarihi: 10 Oca 2019


DAVA ŞARTI ARABULUCULUK KAPSAMINDAKİ İŞ UYUŞMAZLIKLARI  1- İşe iade Davaları :

7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre; iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Bu iki haftalık süre hak düşürücü süredir. İşe iade davalarında arabuluculuk bir dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı takdirde mahkemece dava usulden reddedilir. 2- İşçilik Alacaklarına İlişkin Davalar : 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesi gereğince bireysel ve toplu iş sözleşmelerine dayanan işçi alacağı ve tazminatları talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Fazla mesai alacakları, yıllık ücretli izin alacakları, kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat, kötüniyet tazminatı ve iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat işçilik alacağı olarak kabul edilir.  İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olurlarsa olsunlar zamanaşımı süreleri 5 yıldır. 3- İşveren tarafından Açılan Alacak Davaları : Yine 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesi gereğince bireysel ve toplu iş sözleşmesine dayanan işveren alacağı ve tazminatları talebiyle açılacak davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. DAVA ŞARTI ARABULUCULUK KAPSAMINA DEĞERLENDİRİLMEYEN İŞ HUKUKU DAVALARI NELERDİR? 1- İş Kazası ve Meslek Hastalığından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Davaları : Yine 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesinin 3.fıkrasında iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında 1.fıkranın uygulanamayacağı açıkça düzenlenmiştir. Çünkü tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri iş ve işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuğa başvurulamaz. 2- Hizmet Tespiti Davaları : 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4.maddesinde açıkça, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurudan hariç bırakılmıştır. Yani hizmet tespiti için ilgililer doğrudan iş mahkemelerinde dava açabilirler. DAVA ŞARTI ARABULUCULUK KAPSAMINDAKİ TİCARİ  UYUŞMAZLIKLAR 19.12.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi şu şekildedir: “3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1) Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A maddesinde, hangi uyuşmazlıklarda dava şartı getirildiği belirtilmemiş, atıf yapılmak suretiyle, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. TTK’nın 4. maddesinde belirtilen ve aşağıdaki şekilde sayılan “Mutlak Ticari Davalar” dava şartı arabuluculuk kapsamında olup bu uyuşmazlıklar bakımından, 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru gereklidir. Buna göre; a. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, b. Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun; - Malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, - Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, - Yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, - Kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, - Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, - Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, - Havale hakkındaki 555 ilâ 560, - Saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d. Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e. Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f. Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmaktadır. Buna karşın, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davaların istisna olduğu ve ticari dava olarak kabul edilmeyeceği TTK’nın 4. maddesinde açıkça belirtilmiştir. “Nisbi Ticari Davalar” olarak adlandırılan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları da ticari dava olarak kabul edilmektedir. Nisbi ticari davadan söz edebilmek için "her iki tarafında tacir olması" ve uyuşmazlığın "her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması" şarttır. Bu şartlar mevcut ise, yukarıda sayılan mutlak ticari davalardan olmasa dahi, uyuşmazlık ticari dava ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olup 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru gereklidir. Ticari davalar, TTK'nın 4. maddesinde sayılanlarla sınırlı değildir. TTK dışındaki kanunlarda da ticari davalar belirtilmiştir. Diğer bazı kanunlarda belirtilen ticari davaları şu şekilde sıralamak mümkündür: a. Kooperatifler Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları (1163 sayılı Kooperatifler Kanunu md. 99), b. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 154 vd. maddelerinde yer alan iflasa ilişkin davalar, c. 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 10. maddesine göre “üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanun’un uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklar”dan belli miktarı aşanlar, d. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 62. maddesinden kaynaklanan davalar. Ancak bu noktada şu hususu tekrar belirtmek gerekir ki; sayılan ticari davalar bakımından arabuluculuğun dava şartı olabilmesi için, uyuşmazlığın konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin olması ön koşuldur.

1.388 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör